Geleceği bugünde yaşıyoruz



Değerli okurlar,

Size bir soru sorarak başlamak istiyorum: ‘Gelecek’ dediğimiz şey ne zaman başlayacak? Filmlere konu olduğu gibi 2030 mu? Daha sonrası mı? Yoksa ‘Gelecek’ dediğimiz şeyin içinde mi yaşıyoruz?

Uber’e ait sürücüsüz taksiler, Amerika ve Kanada’da test sürüşüne çoktan başladı. Dubai’de ise Drone taksiler test ediliyor. Tesla, elektrikli binek araçlarında menzil problemini çözerek, elektrikli kamyonunun lansmanını yaptı. Bosch ve Mercedes’in geliştirdiği otonom park çözümü ‘Vale Parking’, Stuttgart’ta hizmete sunuldu. Dolayısıyla ‘Gelecek’ diye kodladığımız pek çok teknoloji, daha şimdiden hayatımızda.

1890 lı yılların başında motorlu araçların yollara çıkmasıyla mobilite dünyasında yaşanan dönüşümün, bugün baş döndüren gelişmeler çerçevesinde benzer bir kırılma noktasına ulaşarak tekrardan yaşanacağı anlaşılıyor.

Oluşan beklentiler doğrultusunda yeni bir eko sistem ve farklı iş modelleri ile mobiltenin geleceğinin şekilleniyor olacağıda bugünden net olarak gözüküyor.

Otonom araçlar ve akıllı telefonlar sayesinde özellikle şehirlerde trafikte geçen zamanın çeşitli şekillerde optimize edildiği ve otomotiv üreticilerinin, sigorta şirketlerinin, filo tedarikçilerinin ya da servis ağlarının kendilerini birer mobilite hizmet sağlayacısı olarak gördükleri bir döneme hızla giriyoruz.

Sektörün geleceğine şekil verecek otonom, elektrikli, ağ bağlantılı ve paylaşımlı kullanılan araçlara geçiş çok uzak değil. Motor teknolojisindeki değişimle birlikte, sensör, radar ve akü teknolojisinde de önemli gelişmelere şahit olacağımız net olarak gözüküyor.

Bosch, dünyanın önde gelen teknoloji ve hizmet sağlayıcısı olarak, benzin, dizel ve elektrikli motorlarla birlikte otonom, emisyonsuz, kazasız ve stressiz sürüş için bugünden geleceğin yatırımlarını yönlendiriyor. 

Bosch mühendisleri son olarak, dizel teknolojisinde çok önemli bir yeniliğe imza attı. Söz konusu teknoloji, 2020 yılında yürürlüğe girecek olan yasal sınırların çok daha altında emisyon sağlıyor. Bu devrim niteliğinde bir buluş… Artık karayolu trafiğinde azot oksit (NOx) sorununu çözecek teknolojiye sahibiz. Dizel motorun, geleceğin mobilitesine ilişkin seçenekler arasında önemli bir rol oynamaya devam edeceğine inanıyoruz.

Yedek parça sektöründeki trendler

Sözünü ettiğim teknolojik gelişmeler ve iş modellemeleri çerçevesinde Otomotiv Yedek Parça sektörüne yön verecek trendleri de şöyle özetlemek mümkün;

•             Önemli konuların başında parça distribütörlerinin konsolidasyonu geliyor. Özellikle Amerika ve Avrupa’da parça dağıtımı yapan şirketlerin birleşmesiyle doğan dev dağıtım şirketleri ve bu şirketlerin küresel pazarın tamamına olası hakimiyetleri önem taşıyor.

•             Bununla birlikte araç üreticilerinin agresif bir yedek parça pazarı oyuncusu olma planları da önümüzdeki yılları etkileyecek önemli bir etken olarak göze çarpıyor.

•             Sigorta şirketleri ve filo tedarikçileri, güçlü birer ara oyuncu olma yönünde ilerliyorlar.

•             Dijital ara yüzlerinin kullanımı artarken, e-ticaret de önemli bir trend olarak listeye giriyor.

•             Araç sahipliğinin yüzde 50 oranında azalması, araç paylaşma gibi alternatif ulaşım modellerinin ortaya çıkması da önemli noktalar olarak değerlendiriliyor.

Bu çerçevede beklentimiz; araç ve parça kalitesinin artmasına rağmen buna bağlı araç ömrünün uzamasından dolayı, bakım ve onarım ürünlerinin mevcut pazar payını aynen koruyacağı yönünde… Yol kalitesinin, araç güvenlik ve sürücü destek sistemlerinin artmasından dolayı azalan kaza sayısına bağlı olarak, değişen parça pazar payının göreceli olarak gerileyeceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte gelişen teknolojiler sayesinde arıza tespit yetkinliğinin daha önemli hale geleceği ve diagnoz cihazlarının pazar payının artacağı da aşikar. Benzer şekilde elektronik sistem tamiri konusunda yetkinliğin de önemli bir rol oynayacağını söyleyebiliriz. Son olarak kullanıcıya temas eden ve hizmet sağlayıcısı görevini yerine getiren ağa bağlı servislerin öneminin giderek artacağı da net olarak görülüyor.

Şu ana kadar değer zincirinin üreticisinden tedarikçisine, ara oyuncusundan hizmet sağlayıcısına kadar tüm halkalarından bahsettik. Ancak bu zincirin en son ama en önemli halkası şüphesiz ki son kullanıcı. Ve artık bugün, kendisi için özelleştirilmiş ve eşsiz bir müşteri deneyimi yaşamak isteyen kullanıcılarla karşı karşıyayız.

Tüm bu teknolojik, ekonomik ve politik gelişmeler çerçevesinde Bosch Otomotiv Yedek Parça organizasyonu olarak bize düşen görev de aktif olduğumuz ve geleceği gördüğümüz tüm alanlarda teknoloji lideri pozisyonumuzu koruyabilmek için çok çalışmaktır. Kuvvetli marka algımızla dünyada ve Türkiye’de sektörün amiral gemisi olmaya devam ederken, bugüne kadar yapılan ve yapılacak olan iş birlikleriyle servislerimizde iş hacmini sürekli artırmayı, kalitemizden ve müşteri güveninden hiçbir zaman ödün vermemeyi amaçlıyoruz.

Bosch Otomotiv Yedek Parça Ailesi olarak ‘Geleceği Bugün’de yaşıyor ve mobilite dünyasını şekillendirmeye devam ediyoruz.

Kıvanç Arman                                                                                                
Bosch Otomotiv Yedek Parça
Türkiye, Iran ve Orta Doğu Bölge Direktörü