Otomotiv Sektöründe Kadının Yeri



Eğer ki Fransızca ve İspanyolca gibi dillerde olduğu gibi Türkçe’de de kelimeler maskülen ve feminen olarak nitelendirilseydi eminim otomotiv maskülen bir kelime olurdu. Sektör olarak erkeklere özgü gibi beyinlerimize kodlanmış olsa da, otomotiv sektörü adı üzerinde otomobil ve otomobille ilgilenen her türlü alt sektörü bünyesinde bulundurmaktadır. Bununla birlikte her sektörde olan iş tanımları ve pozisyonları da otomotiv firmalarında konumlandırılan çalışanlardır. Ve Türkiye’nin özellikle ihracatta lokomotif sektörü olan bu sektördeki görevlerin erkeklere ait olduğunu düşünmek kadınlar için çok büyük bir haksızlıktır ve eşitsizliktir.

Daha net açıklamak gerekirse, Otomotiv sektörü dediğimizde sadece ana sanayi olarak nitelendirilen motorlu taşıt üretici ve satışçıları değil, lastikçiler, yedek parça satıcıları, yan sanayi parça üreticileri, motorlu taşıtlarda kullanılan sıvıları üreten ve satan firmalar, aksesuarcılar, bu sektörle ilgili esnaf ve zanaatkarlar (yani rektifiyeciler, tamirciler, tornacılar vb.) gibi pek çok alt çalışma alanından birden bahsediyor oluruz. Uludağ Otomotiv İhracatçıları Birliği’nin 2017 yılsonu verilerine göre*; otomotiv endüstrisi, 28,5 milyar dolarlık ihracat hacmine sahiptir. Yani Türkiye ihracatının yaklaşık beşte biri (%18) otomotiv endüstrisine aittir ve son 12 yıldır otomotiv endüstrisi Türkiye ihracatının lideridir.

OSD verilerine göre**, ihracatın ortalama %34’ü yan sanayi, %66’sı ise ana sanayi olarak adlandırılan motorlu taşıt satışlarından oluşmaktadır. Otomotiv endüstrisi bu büyüklüğüyle, 50.000 ana sanayi, 200.000 de yan sanayi olarak 250.000 kişiyi istihdam etmektedir. Bu rakamlara bayiler, lojistik, yetkili ve özel servisler de dâhil edildiğinde istihdam, 1.250.000'i bulmaktadır. Yani sektörümüz çalışan nüfusun 1.250.000 kişisini istihdam etmektedir. Rapor tarihindeki TUİK istihdam rakamlarına oranlama yapmak istersek Türkiye istihdamının yaklaşık %5,5’luk payı otomotiv sektöründe çalışanlardan oluşmaktadır.

Rakamı biraz daha netleştirmek için finans sektörünün en büyük alt grubu olan bankacılık sektöründeki ilgili rakamlarla karşılaştırırsak; Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre “Aralık 2017 itibariyle mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarında toplam çalışan sayısı 193.504 kişi olmuştur.”

Bu verilere göre aynı zamanda sadece otomotiv yan sanayi istihdam rakamı, Türkiye’deki toplam çalışan bankacı sayısından fazladır diyebiliriz.

Oranlarla Otomotiv’de ve İstihdamda Kadın

Sektörümüzdeki çok saygıdeğer ve üst düzey bir yönetici olan bir meslektaşım, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde çok hoş bir jest yaparak, kutlama amaçlı çiçek gönderdi. Daha sonra karşılaştığımızda merakımdan sordum, “O gün kaç tane çiçek gönderdiniz?” Yanıt 15 oldu. Yani otomotiv yedek parça alt sektöründe çok tanınan, çok tanıyan ve etkili pozisyondaki bir erkek yönetici Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlamak istediği meslektaşlarının listesini çıkardığında sadece 15 isim yazabilmiş. Rakamları biraz daha netleştirmek için İstanbul Ticaret Odası’nın kayıtlarından küçük bir oranlama yapmak isterim. İstanbul Ticaret Odası’nın 52 nolu Kara Taşıtları, Yedek Parçaları ve Ekipmanları Meslek Komitesi’nin kayıtlı 5.000 civarı üyesi var. Elbette ki bu rakam sadece İstanbul’da kayıtlı olan firma sayısını gösteriyor. Yani meslektaşımın Türkiye genelinde değil de; sadece İstanbul’daki kadın meslektaşlarının Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü tebrik etmek istediğini düşünecek olursak, bir de hazır varsayımda bulunuyorken desek ki, İstanbul’daki kayıtlı firmaların hepsini tanıması mümkün mü, ancak %20’sini tanıyordur. O zaman şu çıkarımı yaparsak; “İstanbul’da yerleşik 1.000 otomotiv firması bünyesinde ancak 15 üst düzey kadın yönetici bulunmaktadır”; nur topu gibi %1,5’luk bir kadın yönetici oranımız olur. Hem de Türkiye istihdamının büyük oranını barındıran İstanbul’da!

Türkiye geneline bakacak olursak; Dünya Bankası'nın Girişimcilik Araştırması'na göre kadın çoğunluk yöneticilere sahip şirketlerin oranı ise %0,3. Şirketlerin sadece %5,4'ünde ise bir kadın üst düzey yönetici bulunuyor.

Peki Neden Kadın?

Gelelim can alıcı soruya; madem sektör hali hazırda erkek egemen,  üretilen ve satılan ürünler de erkeklerin daha çok ilgi duyduğu alana giriyor (malum kızlar bebekle erkekler arabayla oynar klişesi) bu sektörde neden kadınlara ihtiyaç var?

Ya da, başka türlü sormak gerekirse; her sektörde olduğu gibi, sadece kadınların yapması uygun görülen sekreterlik, mutfak personeli, muhasebe çalışanı, insan kaynakları uzmanı gibi pozisyonlar haricinde neden üst düzey kadın yöneticiye ihtiyaç var?

Bunu aynı zamanda sektörümüzün çoğunluğunu oluşturan aile şirketleri üzerinden açıklamak isterim. Aile şirketlerinde tüm üst düzey yönetimi aile bireyleriyle doldurmanız çalışan güvensizliği ve bir süre sonra iletişim problemlerini doğurduğu yapılan pek çok araştırmaya ve bilimsel makaleye konu olmuştur. Bu problemlerin doğmasının ana sebebi; “eşitsizlik”dir. Aynı şekilde tüm üst düzey yöneticileri erkeklerden oluşan bir şirket de “Eşitlik” ilkesi hakkındaki kurumsal görüşünü açıkça belli etmektedir.

Bugün dünyanın pek çok ülkesinde kadın kotası ya uygulanıyor ya da ölçülüyor ancak henüz resmi uygulama yok. Avrupa Komisyonu, bu konudaki çalışmalarını ve araştırmalarını sürdürüyor. Avrupa Komisyonu üyesi Věra Jourová, komisyonun cinsiyet eşitliği konusunda yaptığı çalışmalarda, yönetim kurullarında kadın temsil oranının %40 olmasını teklif ederken, yapılan araştırmalar henüz bu oranların kocaman bir hayal olduğunu açıkça ortaya koyuyor. EU bünyesindeki halka açık firmalarda kadınların üst yönetimde temsil oranı 2005’te %10 iken, 2015 yılında %22’ye çıkmış yani iki katından fazla artış göstermiştir.

The Guardian gazetesine Kasım 2017’de verdiği bir demeçte Jourová; “Çeşitliliğin, yönetim kurullarında kadın ve erkeklerin bulunmasının işletmeler için çok iyi olduğuna dair kanıtlarımız var. Kadınlar uzun vadeli, mantıklı harcamalar ve kriz çözümü için çok iyi bir yeteneğe sahipler çünkü müzakere ve uzlaşma önerileri bulabilirler. Bu; erkeklerin “Saldır ve Kaç” yaklaşımı açısından çok önemli bir dengedir.” derken muhtemelen MSCI’nın “Yönetim Kurulunda Kadın” (Women on Board) raporlarına gönderme yapıyordu.

Amerika merkezli bağımsız araştırma şirketi MSCI’nın 2015 yılında yayınladığı “Yönetim Kurulunda Kadın”*** başlıklı raporuna göre, “Güçlü kadın liderliği olan şirketler, öz kaynak karlılığında %10,1 oran yaratabilirken; olmayanlarda bu oran ancak %7,4’e ulaşıyor. Bununla birlikte yönetim kurulunda cinsiyet çeşitliliğine sahip olmayan şirketler ortalamadan daha yüksek yönetim ilişkili tartışmalar tecrübe ediyor.”

Son Söz #heforshe

Kısaca özetlemek gerekirse, Otomotiv sektöründeki kadın çalışan sayısı da, kadın yönetici sayısı da yetersizdir. Ülkemiz ekonomisinde önemli yeri bulunan, son 12 yıldır da ihracat şampiyonu olan bir sektöre eşitlik daha çok yakışır. Kadın çalışan sayısının yıllar itibariyle ülkemizde de artması sevindiricidir ancak yeterli değildir. Ve nitelikli eğitim alan kadınlar sadece önceden yazılmış rollerde değil, yönetim kurulunda da oldukça yakışıklı işler yapabilir.

Kişisel görüşüm, kadın hareketinin erkeksiz düşünülemeyeceğidir. Bu sebepten, tüm erkek yöneticilerin çevrelerine bir kez daha bakıp; gerekirse bir adım yana giderek kadın meslektaşlarına da yer açmasının şirketlere sağlayacağı katkılar yapılan araştırmalarla da sabittir.

Bir de elbette ki, size eşitlik yakışır beyler!

Kaynak ve başvurular:

*Uludağ Otomotiv İhracatçılar Birliği raporu
http://www.uib.org.tr/tr/kbfile/turkiye-otomotiv-endustrisi-2017

**OSD raporu
http://www.osd.org.tr/sites/1/upload/files/2018-08_OSD_Aylik_Degerlendirme_Raporu-4370.pdf

***TBB Raporu sektör raporu  
https://www.tbb.org.tr/Content/Upload/istatistikiraporlar/ekler/896/Banka_Calisan_ve_Sube_Sayilari-Aralik_2017_(pdf).pdf

****TUİK RAPOR
http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27594

*****MSCI’nın “Yönetim Kurulunda Kadın” (Women on Board) raporu
https://www.msci.com/documents/10199/04b6f646-d638-4878-9c61-4eb91748a82b

Aslıhan Mermer
Oto Hakan Otomotiv

Genel Müdür Yardımcısı