Yöneticiler İçin Koçluk Alışkanlığı



Dünyadaki başarılı şirketler yöneticilerinin koçluk alması için yatırım yaparken, Türkiye’de henüz az sayıda şirket koçluğun değerini fark etmiş durumda. Peki koçluk nedir, kişi ve kurumlara sağlayacağı faydalar nelerdir? Hepsinden önemlisi; yöneticilerin koçluk kültürünü firma kültürüne entegre etmesi mümkün müdür?

Koçluk nedir?

International Coach Federation (ICF) koçluğu şu şekilde tanımlıyor: “Günümüzün belirsiz ve karmaşık ortamlarında, kişisel ve mesleki potansiyeli maksimize eden, danışanı daha fazla düşünmeye teşvik ederek yaratıcı süreçler içine girmesi için ilham veren, danışan ile koçun işbirliği içinde olduğu bir ilişkidir.”

ICF Türkiye sitesinde yer alan bir başka dikkat çekici bilgi “2009 ICF Global Koçluk Müşterisi Araştırması’na göre, profesyonel koçluk hizmetinden yararlanan şirketlerin bu konuda yaptıkları yatırım yedi katı ile kendilerine geri dönmüştür.” Yani yaklaşık on yıl önceki bir veriye göre dahi, koçluk alan firmalar, yatırım maliyetinin yedi kat getiriyle geri döndüğünü beyan etmiş. 2018’i varın siz öngörün.

Yöneticiliğin Değişen Tanımı

Global başarısı kanıtlanmış büyük şirketlerin üst kademe yönetici veya kurucuları hep aynı çerçeveden konuşması hiç tesadüfi değil.  Başarısı kanıtlanmış bu yöneticilere “Başarısının sırrı” sorulduğunda dinlemek, güvenmek, çalışanlarına önem verilmesinden ve fikirlerinin alınmasından bahsetmesi de tesadüfi değil. Virgin Holding kurucusu Richard Branson’ın “İyi bir liderseniz iyi bir dinleyicisinizdir” sözü buna güzel bir örnek.

İngilizce’de micromanagement olarak kullanılarak mikro düzeyde yöneticilik artık eski moda olarak tabir ediliyor. Vaktini halen operasyonel işlerle geçiren, yetki devretmeyen ya da ekibini ileriye taşıyacak bilgi ile desteklemeyen yöneticiler de eskisi gibi rağbet görmüyor.  Çağa uygun yöneticilik yetkinliklerinin ilk sıralarında güven, ekibe değer vermek ve değer katmak, dinlemek ve alan tanımak listeleniyor.

Koçluk yetkinliklerinin bazılarının da bu başlıklarla kesiştiğini görüyoruz: Güven, dinleme ve  alan tanıma. Asıl mesele, bu standartların kurumun mevcut kültürü ile harmanlanarak kullanmanın yolunu bulacak bir koçluk kültürü nasıl yaratılabilir? Yöneticinin koçluk alması kendisi için fayda yaratacak bir süreç olmasıyla birlikte, kurumuna faydası ve asıl fark yaratan yöneticinin koçluk kavramını kuruma entegre edebilmesidir.

Tavsiye vermek ve yol göstermek, Türk insanının en sevdiği yöntemlerden biri. Hatırlayın, üniversitede bölüm seçerken çevrenizden kaç kişi sormadığınız halde fikrini belirtti hatta bu konuda ısrar etti? Evlenirken ya da yeni bir işe başlarken, neler yapıp yapmamanız gerektiğini söyleyenler size ne hissettirdi? Anne veya baba olduğunuzda, yeni doğan bebeğinize nasıl davranmanız gerektiğini söyleyen akrabalar ve arkadaşlarınızın sayısı eminim iki elin parmakları sayısından çok daha fazlaydı. Ne hissettiniz?

Bu noktada ilk yöneticilik yıllarınızı hatırlamanızı istesem, benzer senaryoların aklınıza geleceğini sanıyorum. Burada önemli olan sizin de ekip üyelerinize aynı alt kültürle yaklaşıp yaklaşmadığınız. Hiyerarşik yapınızda yöneticiliğini yaptığınız ekibinizin potansiyelini artırmanın pek çok yolu vardır ve siz en doğrusunu zaman içinde bulmuşsunuzdur. Ancak, Dünya koçluğun değerini keşfetmiş, her geçen gün daha da önem veriyor ve bu konuda yazılan kitaplar üst üste çok satanlar listelerine giriyorsa, demek ki bu başlık görmezden gelinemeyecek kadar kıymetli.

Koçluk; öncelikle kişinin kendi değerlerini anlamasını, iletişimini değerlendirmesi ve sorularını güncellemesiyle ilgili çok uzun ve keyifli bir yolculuk. Aslında bu hiç bitmeyen bir gelişim süreci, aynı şirketlerin yaşamı gibi. Bu uzun yolculuğun, yöneticilere koçluk yetkinliklerini aktarmayı hedefleyen kısa versiyonları da bulunuyor. Yöneticilerin gelişim süreçlerini desteklemek için oluşturulan bu eğitim programlarında yöneticilere koçluk yetkinlikleri aktarılıyor. Eğer bu kadar da vakit ayıramayacak kadar yoğun çalışan bir yöneticiyseniz, koçluk ve yöneticiliği kombinleyen pek çok kitap var.

Yedi Soruyla “Koçluk Alışkanlığı”

Yakın zamanda okuduğum ve oldukça ilgimi çeken Michael Bungay Stanier’ın “The Coaching Habit” (Koçluk Alışkanlığı) kitabına göre, sadece yedi soruyla liderlik şeklinizi geliştirmeniz mümkün. Stainer’a göre meşgul yöneticilerin dahi sadece on dakika ayırarak bu yöntemi uygulaması büyük faydalar yaratıyor.

Kitaptaki yedi soruyu aşağıda listeledim. Soruların hepsi birbirinden sade ve sıradan görünse de kesinlikle karşınızdakini daha derin düşünmeye yönlendirecektir. Hatta Stainer’e göre, ekibinize bu yöntemi kullanarak yaklaşırsanız, çözmeniz için gelen benzer sorunlar bir sonraki seferde masanıza dahi gelmeden çözülebilir. Amaç balık vermek değil balık tutmayı öğretmekse bence denemeye değer.

Yedi Altın Soru

  1. Aklında ne var?
  2. Peki, başka?
  3. Burada senin için asıl meydan okuma nedir?
  4. Ne istiyorsun?
  5. Nasıl yardımcı olabilirim?
  6. Eğer buna evet dersen, neye hayır demek zorunda kalacaksın?
  7. Senin için en faydalı olan neydi?

Soruları alt alta okumak çok anlamlı görünmediyse kesinlikle kitabın orijinalini okumanızı tavsiye ediyorum.

Kitabından alıntı yapmama izin veren Michael Bungay Stanier’e teşekkür ediyorum. 

Aslıhan Mermer


Etiketler :